Haber Meke Gölü’ne yoğun yağışlar da çare olmadı! Uzmanlardan korkutan sözler Seher Alp 3 Mayıs 2022 3 min read Meke Krater Gölü, iki aşamalı olarak yaşanan bir volkanik patlama sonucu kraterin zamanla suyla dolmasıyla meydana geldi. Kaynaklara göre, yaklaşık 8 bin yıl önce ise gölün ortasında ikinci patlama gerçekleşti ve gölün ortası da suyla doldu. Meke Gölü yer altı su kaynaklarından beslenerek günümüze kadar geldi. 2000’li yıllardan itibaren suyunu kaybetmeye başlayan göl, son yıllarda kurak geçen mevsimler ve yeraltı suyunun azalmasıyla tamamen kurudu.
Uzun yıllar kurak geçen mevsimler sonrası bu yıl Konya ve çevresinde bol yağışlı kış mevsimi yaşandı ve kar yağışları zaman zaman 1 metreyi geçti. Yoğun geçen kış mevsimindeki bu yağışlar da Meke Gölü’nün sulu görünümüne kavuşmasına yetmedi. “DEPOYU SON 70-80 YILDA ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE ÇEKTİK” Yıllardır bölgede çölleşme ve erozyonla mücadele çalışmaları çerçevesinde projeler yürüten Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, öğretim üyeleri, yüksek lisans, doktora ve lisans öğrencileriyle ekip olarak 15 yıldır İç Anadolu sahasında, özellikle kurak yerlerde çalışmalar yaptıklarını, Avrupa Birliği projeleri ve çeşitli projeler gerçekleştirdikleri belirtti.
Meke Gölü bölgesinin Türkiye’nin en az yağış alan yerlerinden bir tanesi olduğunu aktaran Prof. Dr. Yıldız, “Burası 300 milimetre civarında yağış aldığı için girdi oldukça az. Bu kadar düşük girdiyle bu toprak seviyesini doyurmak ve tekrar belli bir miktarda su seviyesini yükseltmek mümkün değil. Milyonlarca yıl su burada birikiyordu. Şimdi de özellikle tarımın çok yoğun olarak yapılmasıyla ve suyu çekme tekniklerinin artmasıyla birlikte biz bu depoyu son 70-80 yılda çok hızlı bir şekilde çektik.
Sadece küresel iklim değişikliği değil, burada buharlaşma da arttı ama asıl neden ovada çok fazla miktarda suyun çekilmesi ve burayı besleyen suların kesilmesiyle bu tamamen aşağı doğru düştü. Bunun geri gelmesi mümkün değil. Çünkü şu andaki suyu çekme uygulamaları dursa bile burayı dolduracak bir su yok. Dolayısıyla burayı daha kötüye gitmemesi için ne yapabiliriz, onun çalışmalarını yapmamız gerekiyor. Yoksa 30 yıl öncesine döndürme gibi bir şansın olduğunu düşünmüyorum” dedi. Gölün tabanında bulunan beyaz renkteki oluşum hakkında bilgi veren Prof.
Dr. Oktay Yıldız, “Su varken içerisindeki birçok sodyum, potasyum, kalsiyum, klorürler bunların çoğu suyun içerisinde seyrelti halinde olduğu için pek fark edilemez. Ama su tamamen kesilince bunun içerisindeki birçok tuzlar da tortu halinde kaldı. Sonuç olarak burası yüksek kireç içeriğine sahip. Bazen ölçtüğümüz yerlerde yarıdan fazlasını bile kireç geçiyordu. Bazı yerlerde sodyum ağırlıklı malzeme var. Bu da sodik toprak özelliğini gösteriyor, bitkileri zehirleyici bir şey. Diğer klorür tuzlar da su buharlaşınca dipte çökelip kalıyor” diye konuştu.
Continue Reading Previous: 5. kattan düşen Eyüp bebek hayatını kaybetti Next: Türkiye 3 Mayıs 2022 koronavirüs vaka ve ölü sayısı! Sağlık Bakanlığı son durumu paylaştı Bir cevap yazın Cevabı iptal et E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir Yorum * İsim * E-posta * İnternet sitesi Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet. Δ Related Stories Rıdvan Dilmen’den Fenerbahçe iddiası! 1 min read Haber Rıdvan Dilmen’den Fenerbahçe iddiası!
25 Eylül 2023 Yakıt Tasarrufu ve Kışın Sorun Yaşamamak için Kombi Bakımı Şart 4 min read Haber Yakıt Tasarrufu ve Kışın Sorun Yaşamamak için Kombi Bakımı Şart 25 Eylül 2023 Çocuğundan Ayrıldı, Kapıya Barikat Kurdu… Genç Kadının Hayatı Kabusa Döndü! 2 min read Haber Çocuğundan Ayrıldı, Kapıya Barikat Kurdu… Genç Kadının Hayatı Kabusa Döndü! 25 Eylül 2023










